Hikaye Hakkında
Akdeniz'de sekiz gün boyunca Ocean Viking mürettebatını takip ettim: 24 kurtarıcı, sağlık görevlisi, lojistikçi, bakım ve iletişim personeli. Farklı ülkelerden gelen bu insanlar, tek bir inançla birleşmişlerdi: Denizde hiçbir can kaybedilmemelidir.
Devletin arama ve kurtarma çabalarının yetersizliği nedeniyle, SOS MEDITERRANEE gibi STK'lar bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. 2014'ten bu yana, 31.000'den fazla kişi denizi geçmeye çalışırken öldü veya kayboldu.
Bu görev sırasında, Malta Arama Kurtarma Bölgesi'nde üç karmaşık kurtarma operasyonuna tanık oldum. 27 Ocak'ta, 22 kişi küçük bir fiberglas tekneden kurtarıldı. Saatler sonra, yeni tehlike sinyalleri geldi. Sea Punk ilk olarak olay yerine ulaşırken, Ocean Viking iki saatten fazla süren bir operasyonda 114 kadın, erkek ve çocuğu kurtardı. Ahşap gövdeler ve dehşete kapılmış yüzler arasında en savunmasız olanlar her zaman çocuklardı.
Sonra tüm mürettebatı etkileyen bir an geldi: 7 yaşındaki Suriyeli kız çocuğu Rahaf Murhaf, kalp durması nedeniyle güvertede yere yığıldı. Tıbbi ekip lideri Rebecca ve ekibi, onu kurtarmak için neredeyse bir saat boyunca mücadele etti. Rahaf helikopterle Malta'ya tahliye edildi, ancak o gece geç saatlerde öldüğünü öğrendik. İki gün sonra, yas tutan babası bana bir ricada bulundu: “Rahaf için yazdığım şiiri her yerde yayınlayın.”
Hayatta kalanlar da kendi ağır hikayelerini taşıyorlardı. 24 yaşındaki Pakistanlı Hamza, Libya'da dayak, gözaltı ve birçok kez gasp edilmeye maruz kalmıştı. İdlib'den gelen Majed, yedi ay boyunca işkence ve açlığa katlanmıştı. Yine Suriyeli olan Mohammed, on bir kişinin öldüğü bir gemi kazasından kurtulmuştu.
Gemide kurtarma, insanları denizden çıkarmaktan daha fazlası anlamına geliyordu. Onlara saygınlık, tıbbi bakım ve kırılgan bir güvenlik duygusu sunmak anlamına geliyordu. Sadece on gün içinde, Akdeniz'in sadece bir sınır olmadığını, onu geçenlerin ve onları kurtaranların hayatlarıyla yazılmış korku, dayanıklılık ve insanlığın engin bir arşivi olduğunu öğrendim.