Sasun İnsanları

Hikaye Hakkında

Tarihî Sasun, 1915 yılına kadar Kulp, Mutki ve Kozluk’u kapsayan, Ermeni nüfusunun ve kültürünün en yoğun yaşandığı kadim bir havzaydı. Tehcir ve sonrasındaki süreçle birlikte bu nüfus büyük oranda yok oldu, göç yollarına düştü. Sürgün edilen Sasunlu Ermenilerin bir kısmı, bugün Ermenistan’ın Etchmiadzin bölgesinde yer alan ve daha sonra Ezidilere de yuva olan Apaga(Eski adıyla Yukarı Türkmenli) köyüne yerleşti.
Sanatçı Fatma Çelik, çocukluğundan beri memleketinde duyduğu “onları gönderdik, gittiler, onlarla birlikte bu topraklardan bolluk da gitti, keşke geri dönebilselerdi” sözlerinin peşinden giderek, hikâyenin iki ucunu —Ermenistan'daki Apaga’yı ve Türkiye'deki Mutki köylerini— fotoğraflarla bir araya getiriyor.
Proje, coğrafyalar arası bir kopuşu ve ortak bir kaygıyı belgeliyor. Apaga’da memleket hasretiyle yaşayan yaşlılar ve Türkiye ile bağı tamamen kopmuş gençler; diğer tarafta ise Mutki’nin sarp dağlarında geçmişin hayaletiyle ve bürokratik korkularla yaşayan yerel halk...
Çelik’in kadrajına yansıyanlar; dil ve din bariyerlerinin ötesinde, asırlık bir travmanın bugünkü tortularıdır: Xut’ta dedesinden kalan çömlekçilik mirasını anlatırken arkadaşları tarafından susturulan bir amcanın sessizliği, jandarma izinleriyle girilebilen köyler ve bugün Mutki’de kalan son iki Ermeni olan Cezo Amca ile kuzeni Sabri’nin yalnızlığı... Sasun İnsanları, unutturulmaya çalışılan bir zanaatın, müziğin ve insan hikâyelerinin izinde, kayıp bir coğrafyanın yaşayan hafıza haritasını çıkarıyor.

@Fatma ÇELİK